13 Mayıs 2008 Salı

(2) KISKANÇLIĞIN DOĞASI

Kıskançlık Tanrı’nın bize verdiği en güzel duygulardan bir tanesidir. Yani özde kıskançlık iyidir.

Neden?

  • Sahip olma ve sahip çıkmaya sebep olur. Eğer kıskanç olmasaydık hiç birimizi kendimize ait olan bir şeyi korumak istemezdik veya tutmak istemezdik. Kıskançlık kişilerde sahip çıkmak, korumak ve kayırmak halinin açığa çıkmasına neden olur.
  • Bir diğer yönüyle de kıskançlık sevgiyi alevlendirir. Eşler, yatak ilişkisi de dahil, kıskançlıkla birbirlerine olan yakınlıkları artıyor, hizmet, değer aracılığıyla sevgi gelişiyor ve güçleniyor.
  • Kıskançlık aynı zamanda rekabete de neden olur ki rekabet bir noktaya kadar çok faydalı. Kendimizi geliştirmemize, çevremizi geliştirmemize yardım eder. Başarıyı, daha iyiyi ve güzeli motive eder, harekete geçirir. Günümüzdeki pek çok yenilik ve gelişme rekabetin sonucudur. Düşünsenize, insanlar arasında hiçbir zaman rekabetin olmadığı bir durumu. Bizler bugün kariyerlerimizde, hayatlarımızda olduğumuz yerlerde olur muyduk? Bugün dünya sahip olduklarına sahip olur muydu? Eşler de bazı durumlarda kıskançlık sebebiyle gelişiyorlar. Eşlerini kıskandıkları için kendi bakımlarına daha fazla önem veriyorlar. Daha iyi giyiniyorlar, görünüşlerine dikkat ediyorlar veya kendilerini geliştirecek alanlara kayıyorlar.

Dolayısıyla kıskançlığı zararlı bir durum olarak alıp kötülemek ona haksızlık etmek olur. Siz eşinizi bazen kıskanıyorsanız, ve bu onunla olan ilişkinizde ve kendinize bakışınızda sizi güçlendiriyor ve yeniliyorsa bu iyi. Bu tip faydalı kıskançlık ilişkide baskıya neden olmaz, çoğu zaman konuşulmalarına bile gerek yoktur. Ama konuşulduklarında ilişkiye eğlence, güzellik katarlar.

12 Mayıs 2008 Pazartesi

(1) KISKANÇLIK

Geçen günlerde tanıştığım, güler yüzlü, şen şakrak dışarıdan bakıldığında ne kadar canlı, ne kadar mutlu, ne kadar enerjik diyeceğimiz bir bayan evliliği hakkında konuşmaya başladı.

Dört yıldır evlilerdi. Birbirlerini severek evlenmişlerdi ve evlilikleri her açıdan çok iyi gidiyordu. Ama son zamanlarda kocasına karşı aşırı bir kıskançlık duymaya başlamıştı. İşi gereği kocası sürekli gelen-giden müşterilerle meşgul olmaktaydı. Müşterilerin pek çoğu erkekti ama bazıları şık giyimli, güzel, çekici bayanlardı. Kafasını sürekli eşi ve onun çevresindeki bayanlarla ilgili sorular ve garip senaryolar kurcalıyordu. Acaba kocası onlarla ilgileniyor muydu? Onlar kocasıyla ilgileniyorlar mıydı? Acaba kocası kendisini hiç aldattı mı? Aldatır mı?

Sorular aklını kurcalıyordu ve rahatsız ediyordu?

Sadece bu sorular değil ama eşine karşı davranışları da değişmeye başladı. Ona karşı bir güvensizlik oluşmuştu. Gün içerisinde sık sık kocasını arıyor ve nerede, kimlerle olduğuyla ilgili detaylı sorular soruyordu. Pek çok zaman kocası bu telefonlardan rahatsız olmuyordu. Ama bazı zamanlar işi açısından uygun olmuyordu. Tam bir müşteriye hizmet ederken telefon geldiğinde kocası ya cevap vermiyor veya konuşmasını çok kısa keserek kapatıyordu.

Bu bayanı daha da rahatsız ediyordu. Bazen üst üste telefon edip eşinin yanındakinin kim olduğunu merak ediyor ve müşterilerle ilgili sorular soruyordu. Ama eşinin cevapları onu tatmin etmiyor akşama eve geldiğinde detaylı sorularla sanki bir suçluyu sorgulayan sorgu polisi gibi davranıyordu.

Eşi sonunda patladı. Artık bu kadar sıkıştırmaya dayanamıyordu. “Yapmadım ama yeter artık! Sen böyle davranınca yapmak geliyor içimden!”.

Bu duygu düşünce ve davranışların ona, eşine ve evliliklerine zarar verdiğini görebiliyordu. Ama yine de kendisini kontrol edemiyordu. Kıskançlığından nasıl kurtulacağını, bunun mümkün olup olmadığını merak ediyordu.

Baylar ve bayanlarla bir araya geldiğimizde, ister evli ister bekar olsunlar sık sık dile getirdikleri ve yardımımızı istedikleri konuların bir tanesi kıskançlık. Kıskançlık sadece evlilikte yaşanan bir duygu değil. Hepimizin de çok iyi bildiği gibi, bir iş yerindeki çalışanlar arasında, bir sınıfta öğrenciler arasında olduğu gibi, kendilerini başkalarıyla rekabet halinde hissedenlerin olduğu her yerde rastlanan, rastlanabilecek bir duygu-düşünce-davranış durumu aslında.

Evlilikte kıskançlık evliliğin ve sevginin başka birinin varlığı tarafından tehdit altında olduğu durumda açığa çıkmaktadır. Yukarıdaki örnekte olduğu gibi eşlerden birisi üçüncü şahıslar tarafından evliliklerinin, eşlerinin kendilerine olan sevgilerinin veya bağlılıklarının tehlike altında olduğunu düşündüklerinde, hissettiklerinde kıskanmaya başlıyorlar ve bu onların davranışlarını, düşüncelerini körüklüyor.

Önümüzdeki birkaç yazıda bu konuya eğilmeyi istiyoruz. Kıskançlığı anlamaya ve aşırı kıskanan veya kıskanılan çiftlere yardımcı olmayı umuyoruz. Sizler de yorumlarınız, soru ve örneklerinizle konuyu zenginleştirebilirsiniz. Yazılarınız, soru ve örnekleriniz için: evlivemutlu@yahoo.com.tr

11 Mayıs 2008 Pazar

ANNELER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!

Anneler günündeyiz. Yani annelerimize sevgi ve minnettarlığımızı göstermek için iyi bir gündeyiz. Hergünü, özellikle de özel günleri (doğum günlerini, yıl dönümlerini vb) sevgimizi ilan etmek için bir fırsat olarak kullanabiliriz.
Mutlaka bunu yapacaksınız. Ama ben bugün dikkatinizi başka bir yöne çekmek isterim.
Anneniz 50'sinin üzerindeyse büyük ihtimalle geriye bakıp hayatta neler becerip beceremediğini, anlamlı bir hayat yaşayıp yaşamadığını sık sık sorgulayacaktır. Kendilerini başarısız görürse ve geriye dönüp baktıklarında onlara kıvanç veren şeyler görmezse duygusal ve düşünsel olarak zorlanabilir.
Bizler onlara minnettarlığımız ve sevgimizi ifade ettiğimizde kendi değerlerini ve güvenlerini artırmış; onlara "Bana annelik ettiğin, bana baktığın ve büyüttüğün için sana çok minnettarım!" dediğimizde onları güçlendirmiş ve "tazelemiş" oluruz. Bunu yaptığımızda, onlar için hayat daha anlamlı, verimli ve gelecek daha güzel görünür. Bu onların hem bedensel ama hem de duygusal, düşünsel ve ruhsal sağlıklarına yardım eder. Onları hayata sarılmak ve devam etmek için teşvik eder.

O halde onların daha sağlıklı ve mutlu olabilmeleri fırsatının elimizde olduğu bir gündeyiz. Sadece hediye verdiğimizi ve günlerini kutladığımızı değil ama onları her açıdan tazeleme şansına sahip olduğumuzu da fark ettiğimiz bir gün olsun bugün.