26 Mayıs 2008 Pazartesi

KÜRTAJ (3)

Kürtajın Etkisi

Kürtajı bir doğum kontrol yöntemi olarak görmek ve istenmeyen bir gebelik anında kürtaja başvurmak ne fiziksel olarak nede psikolojik olarak sağlıklı bir yoldur. Biraz sonra da değinileceği gibi kürtaj bireyleri bedensel, düşünsel, sosyal ve duygusal olarak olumsuz etkilemektedir. Tabi ki mutlaka göz önünde bulundurulması gereken yön ise kürtajın ahlaki/ruhsal/moral boyutudur. İnsan sosyal, biyolojik ve fiziksel bir varlık olduğu kadar aynı zamanda din bilim açısından ruhsal bir varlıktır da. Kişiler ruhsal (var olan yaratıcı Tanrı’nın bakışı ve bu bakışın kürtaj yaptırana etkisi) olarak da kürtajın etkisinde kalırlar. Günümüzde kürtajı bu boyutla değerlendirmek çoğunluk tarafından dar kafalılık, gericilik olarak yorumlansa bile biz (bu suçlamaları da göze alarak) kürtajın ruhsal yönüne ilerleyen yazılarımızda özellikle değineceğiz.

Bazı bayanlar kürtajla birlikte bir rahatlama yaşamakla birlikte pek çok bayan da duygusal sorunlar yaşamaktadırlar. Bir araştırmanın verilerine göre kürtaj yaptıran kadınların yüzde 47,3'ü sonrasında çok büyük bir pişmanlık yaşarlarken yüzde 36'sı daha iyi hissetmektedirler. Geri kalan bölüm duygularından emin değil.

Çoğunluğun yaşadığı pişmanlık kişilerde depresyon, gece kabusları, ilişkilerde sorunların ortaya çıkmasını tetiklemektedir. Yani, kürtaj olan bayanların çoğunluğu depresyon, kaygı bozuklukları, uykusuzluk, durdurulamayan ağlama nöbetleri, umutsuzluk, aşırı hassaslık, ve konsantrasyon bozuklukları yaşamaktadırlar. Bu sorunların sonucu olarak kişiler arası ilişkilerde de açığa çıkan zorlanmalar ve sorunlar kürtajın normal sonucu olarak göze çarpmaktadır. Özellikle gizli bir şekilde yapılan kürtaj durumlarında kişi çevrenin yardım ve desteğinden de mahrum olduğu için sorunlar daha derin ve yoğun şekilde açığa çıkmaktadır.

Bazı bayanlar kürtaj sonrası ortaya çıkan belirtileri sadece bir süre gösterirlerken pek çoğu bunları uzunca bir süre hatta kalıcı bir şekilde göstermektedirler. Kalıcı bir şekilde gösterilen bu rahatsızlıklar klinik depresyon, anksiyete bozuklukları, madde bağımlılığı, yeme bozuklukları, cinsel sorunlar gibi rahatsızlıklardır. Kürtaj yaptırmadan önce bu sorunları yaşayan bayanların kürtajla birlikte sorunlarında artma ve yoğunlaşma olduğu görülmektedir.

Ancak uzun dönemli psikolojik ve psikiyatrik tedavinin gerektiren bu sorunların yanı sıra bebek ve çocuklardan uzak durma, hamilelik korkusu veya hamilelikten kaçınma, veya tam tersine kaybedilen bebeğin yerini doldurmak amacıyla bir an önce hamile kalma arzusu ve çabası da görülebilmektedir. Aynı zamanda tekrarının kontrol edilemediği anılar veya kabuslarla da kendisini gösteren rahatsızlığa bütün olarak kürtaj sonrası sendromu (KSS) denmektedir.

İlgili Yazılar
Kürtajla ilgili bazı rakamlar
Kürtajın nedenleri

Kürtajla ilgili bize yazın

25 Mayıs 2008 Pazar

KÜRTAJ (2)

Kürtajın Nedenleri

Araştırma sonuçlarına göre kürtajların büyük bir bölümü hamileliğin 12 haftasından önce meydana gelmektedir. Hamileliğin 12. haftasından sonra meydana gelen kürtajların genel olarak tıbbi bir nedenle olduğu iddia edilmektedir. %52 oranındaki kürtaj hamileliğin 9. haftasından önce, %25’i 9-10. haftalarda, %12’si 11-12. haftalarda, %6’sı 13-15. haftalarda, %4’ü 16-20. haftalar arasında ve %1’i de 20. haftadan sonra yapılmakta.

Bazı durumlarda kürtajın bebekte veya annede var olan bir tıbbi sorun sonucu olarak ve mecburen yapıldığı düşünülürken veya tecavüz vakalarında ortaya çıkan gebeliği sona erdirmek için kullanılırken temel sebebin sosyal ve ekonomik olduğu göze çarpmaktadır. %75’i doğacak bebeğin iş, eğitim veya diğer sorumlulukları zorlayacağına inanılarak kürtaj olmaktadırlar. Aynı sayıda birey bir çocuk sahibi olmayı kaldıracak ekonomik durumlarının olmadığını iddia etmektedirler. %50’lik bölüm ise toplum baskısı, çocuğun aile düzenlerini bozacağı iddiasıyla kürtaj yaptırmaktadırlar.

Önümüzdeki Yazı KÜRTAJIN ETKİLERİ...

iLGİLİ DİĞER YAZILAR
Kürtajla İlgili Bazı Rakamlar
Kürtajın nedenleri
Kürtajla ilgili bize yazın


24 Mayıs 2008 Cumartesi

KÜRTAJ (1)

BAZI RAKAMLAR

Dünya sağlık örgütünün 2005 yılında yayınladığı rakamlara gore bugün dünyada her yıl yaklaşık 50 milyon bebek kürtaj sonucu ölüyor. Kürtaj sırasında sadece bebekler ölmüyor. Aynı zamanda bir günde 200'ün üzerinde kadın kürtaj sebebiyle ölüyor.

Türkiye'de durum çok farklı değil. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması'nın 2003 raporuna göre, Türkiye'deki her 100 gebelikten 15'i istenmediği için sonlandırılıyor. Ülkemizde kürtaj oranının diğer ülkelere nazaran hızla arttığı belirtilen raporda yaş gruplarına göre kürtaj olma oranları da veriliyor. Buna göre, kürtaj oranı 15-19 yaş grubunda yüzde 6, 20-24 yaş grubunda yüzde 7, 25-29 yaş grubunda yüzde 20, 30-34 yaş grubunda yüzde 27, 35-44 yaş grubunda yüzde 38 ve 45-49 yaş grubunda yüzde 42.

Ülkemiz için anlaşılması zor olan ve acı veren şey ise küçük yaşta hamile kalan ve bebekten kurtulmak isteyenlerin durumu. Doğal olarak alacakları tepkiden korktukları için bebeklerinden sessizce kurtulmak istiyorlar ve ebeveynlerinden habersiz olarak kısa zaman içinde kürtaj olup sonra evlerine dönebiliyorlar. Ülkemizde kürtaj yaşı en az 18. Ancak, duyumlara gore 14-15 yaşındaki kızlar yasadışı yollarla gizli bir şekilde kürtaj yaptırıyorlar. Ve bunların sayılarıyla ilgili tabi ki sağlıklı bir rakam bulmak neredeyse imkansız.

Başka bir araştırmanın verilerine göre ise kürtaj yaptıran kadınların yüzde 47,3'ü çok pişmanken yüzde 36'sı değil. Geri kalan kısmı da duygularından emin değil.

Bu rakamlar herhalde neden kürtaj konusunu dikkate aldığımızı ve üzerine eğilmek istediğimizi biraz anlatıyor.

Bebeklerin de yaşamaya hakları var. Her ne kadar bunu kendileri söyleyemese de…
Bu konuda yazmaya devam edeceğiz.
İlgili Yazılar

Kürtajla ilgili bazı rakamlar
Kürtajın nedenleri

Kürtajla ilgili bize yazın